Ayşe gibi. « Pernc – Bi eksik harf.



Ayşe gibi.

Üçüncü blog yazımı, ilk defa yazdığım hiç bir cümleyi silmeden ve yazdıklarımdan pişman olmamaya çalışarak yayınlamayı planlıyorum. Eğer şuan bu yazıyı okuyabiliyorsanız, bunu başarmışım demektir!

Yazdığım yazıların, bitmeden taslaklarda kalmasından fena halde sıkıldım çünkü.

Eski blogumu bilen, takip eden okuyucularımdan, belki bir kaçı hatırlıyorlardır… Ki hiç sanmıyorum ama :D -Benim küçük bir üç takıntım var.

Hatta bu takıntımdan bahseden küçük bir yazı yazmıştım eski blogta. Herneyse, işte şimdi bu uğurlu mu uğursuz mu bi türlü karar veremediğim ama tuhaf bir şekilde sevdiğim (ya da kopamadığım mı demeliyim bilmiyorum, zira her yandan karşıma çıkıyor. Doğum tarihim, telefon numaram, vs. türlü türlü kombin.)sayıda yayınlayacağım yazıyı. Daha önce hiç söyleyemediğim bir şeyi söyleyeceğim.

Yaaa çok heyecanlandım :D

Ayşe Arman’ı bilir misiniz? Gazeteci ve köşe yazarı hani… Bilmiyorum hiç yazılarını okudunuz mu ama, ben arada bir okuyordum. Şu son zamanlarda okuyamıyorum sadece ama, severdim kendilerini. Severdim diyorum, çünkü insanlar değişiyor. Ve onun şuan neler yaptığını, nelerle ilgilenip, hangi konularda yazdığını bilemediğim için, seviyorum diyemedim. Dolayısıyla, belki şimdi okusam, bu ne saçmalamış ya diyeceğim.

Ayşe Arman’ın yazılarında, çok sevdiğim bir hitap şekli vardı kocasına. “Sevgilim.”, diyordu hep ondan bahsederken…

Evet işte ben de, 2010’da blogu ilk açtığımdan beri, küçük saçma bir hayalle daha yanıp tutuşuyordum.

“Aaaa! Yeter canım hayal hayal diye tutturdun sen de! Başlayacağım senin hayallerine!” diyeceksiniz belki ama :D yapacak bişey yok. Perenc.com kişisel hayaller sloganıyla yola çıkmıştı. Şuan sitenin başında her ne kadar bu slogan var olmasa da, Pernc.com o blogun devam blogu :D bildiğiniz üzere… Dolayısıyla;

Kusuruma bakmayınız. O yüzden yazıma devam edijiğim derhal.

Sitenin temasından da, az çok anlayabileceğiniz üzere… (Daha önceki hiç bir temamda olmayan bu subliminal mesajları fark etmemiş olamazsınız!)

Çok afedersiniz rastgele güleceğim ama;

Hayalim sevgilim demekti :D ahshshsj

Evet. Beni benden çok düşünen bir sevgilim var. Herhalde ölsem aklıma gelmezdi böyle bir şey olacağı.

Hayatımdaki her detayı minicik bir sürede nasıl öğrendi bilmiyorum ama, bugüne dek edindiğim en yakın dostum sevgilim (“yok yok ‘o’ diyeyim, o ne öyle görmemiş gibi her yana sevgilim yazdın ayıp ya!” dedim kendi kendime ama görmedin ki, 25 yıllık hayatında sevgili mi gördün :D oha falan demeyiniz lütfen ayıp :P) oldu.

Ne çok özeniyodun Ayşe’yi :D

-Hıh, al işte dedin ‘sevgili’, başın göğe erdi mi Peren?!

Ya açık söylemek gerekirse, ben sevgili ile ilgili yazılan çoğu yazıyı okumuyordum. Siz sonuna kadar dayandınız. Ya da atlaya atlaya sonuna vardınız ama, bir şekilde buradasınız.

Kayıp ruh eşimi buldum darısı size falan demeyeceğim :D 25 yıl olmayıp şimdi olması enteresan. Olmuyorsa zorlamayın :D

“30 oldum hala olmuyor da!”

Diyorsanız. Karadenizlisinizdir :P başına uıy özellikle koymadım. Ama 30 olmuşsanız da zorlayın artık bi zahmet canım :P

Normalde yazdığım bir yazıyı yayınlamadan önce, beş altı kez okurdum neredeyse. Bunu okumayacağım saat beş oldu. Ne beşi, geçti beşi geçti!

Ve böyle kalsın istiyorum. Doğalımsı bi yazı işte bu da böyle. Ve bir öncekiyle arasını soğutmadığım bir doğalımsı hem de… İçimden geldi, bir anda.

Evet mutluyken çekilmez oluyorum.

Tamam tamam ben hep çekilmezim :P

Demi sevg… :D

Haydi görüşmek üzereee!

 



Yazıya yapılan yorumlar..

Henüz yorum yapılmamış